Sürdürülebilirlik bağlamında glulam ve CLT malzemesinin çağdaş yapılar üzerinden incelenmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Mimarlık Tarihi Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ZEYNEP DUMANGÖZ

Danışman: Terane Burnak

Özet:

Ahşap insanoğlunun en kolay erişebileceği malzemelerden biri olması bakımından temel

barınma ihtiyacına cevap olarak yüzyıllardır kullanılan bir malzemedir. Yapı ihtiyaçlarının

farklılaşması ve keşfedilen özellikleriyle ahşap zamanla bir takım değişiklikler yaşamıştır.

Bir değişim olarak yığma sistemin ağırlığından iskelet sistemin hafifliğine geçilmiş, sistemin

hafiflemesiyle cephede motifler, bezemeler, çıkma ve cumbalar, çeşitli C-S formlarla

yumuşak hatlar kullanılmış, iskelet sistemin aralarını dolduran yapı malzemeleriyle sivil

mimari oluşmuştur. Uzun yıllar 4-5 metreye kadar geçilebilen açıklıklar ve 3-4 kata kadar

çıkılabilen yükseklikler gibi kısıtlılıkları sebebiyle varlığını bu doğrultuda sürdürmüştür.

Her şeyin etkilenmekten nasibini aldığı Endüstrileşme çağıyla birlikte ahşap yapılar da bir

dönem bu etkileşimden payını almıştır. Göçler, savaşlar, prefabrikasyon ile üretim, çelik ve

betonarme yapıların popülerleşmesi, yangınlar ve bu sebeple yeni politikalar da yapılarda

kullanımını sekteye uğratan sebepler arasındadır. Buna rağmen özellikle Amerika’da balon

ve çerçeve sistemlerin prefabrikasyon üretimine öncülük eden (balon ve çerçeve) sistemi

uygulamayı sürdürülmesi, endüstriyel ahşap ürünlerin imkânları ile bir araya gelmesiyle

yerinde üretim, yerinde montaj ve prefabrik ahşap yapılar yeniden artmaya başlamıştır. Yeni

lamine ahşap malzemeler ahşabın kısıtlılıklarının yeniden tartışılmasına, kullanımının

canlanmasına sebep olmuştur. Günümüzde özellikle son 20 yıldır dünyada çeşitli lamine

ahşap ürünlerle geçmişe kıyasla oldukça farklı ahşap yapı inşası söz konusudur. Lamine

ahşap ürünlerin sunduğu geniş açıklık, yüksek kat, ince form kabuk, esnek form ve strüktür

gibi imkânlar ile yeni yaklaşımlardan bahsedilebilmektedir. Buna rağmen ülkemizde halen

ahşap yapılarla ilgili ön yargıların olması, disiplinler arası işbirliği, tedarikçi, bilgi ve üretim

örneği eksikliği ahşap yapı üretimini engellemektedir. Bu tez çalışmasında ahşabın tarihsel

sürecinde gelinen nokta genel hatlarıyla incelenirken –yığma iskelet sistemlerden, çerçeve-

platform sistemlere ve ahşap esaslı panellere-, ağırlıklı olarak son 10 yıllık örneklere yer

verilmiştir. 28 adet farklı yapı türü örneği ile çalışılmış, olası sorunlar ve çözüm önerileri ile

detaylandırılmıştır. Örneklerin ve çözüm önerilerinin literatüre katkısı olacağı

düşünülmektedir.